JA slide show
Anasayfa arrow Günlük
Günlük
Hızırla Kırk Saat 25
Muhabbet
Yazan Sezai Karakoç   
01.06.2009 09:32
Şamdayız
Mevlana ve Mesnevi
Muhyiddin ve Yasin
Şems ve Füsus
Şems nasıl değiştirdi
Bengisu sarnıçlarından geçirerek
Mevlana Celaleddini
Ve Yasin bir delikanlı biçiminde
Ağır ölüm hastalığında
Nasıl iyiliştirdi İbn-i Arabiyi
Mekke çatısında Füsusun ve Fütuhatın yapraklarını ayıklayan
Güneşin yağmurun ve rüzgarın yardımcısı kimdi

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1179 | Devamını oku...

 
Davud el-Kayseri ve Osmanlı Düşünce Geleneğinin Teşekkülü
İlk okuma
Yazan İbrahim Kalın   
01.06.2009 09:27
Orhan Gazi'nin 1336 yilinda Iznik'te kurdugu universitenin ilk baskani (muderris-i 'am) olan Davud el-Kayseri, sadece Osmanli egitim sistemi acisindan degil ayni zamanda Turk ve Iranli dusunurler uzerinde biraktigi etki itibariyle de Osmanli dusunce tarihinin onde gelen isimlerinden biridir. Kayseri'nin 'ekberi' mesrebi, Ibn Arabi'nin tasavvuf yorumunun Osmanli topraklarinda kok salmasini saglamis ve yazdigi eserler, Ibn Arabi mektebinin anlasilmasinda basvuru kaynagi olarak kullanilmistir. Iran ve Hindistan'daki gelismelere paralel olarak Kayseri'nin onerdigi metafizik sistem, Islam dusuncesinin Ibn Sina'dan sonra yoneldigi ana egilimleri kusatip entegre edecek bir nitelik sergilemis ve bu yonuyle sadece Osmanli dusunurlerini degil, Iran'li pek cok mutefekkiri de bugune kadar etkilemeye devam etmistir.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 761 | Devamını oku...

 
Gaziantep baharı
İlk okuma
Yazan Asu Maro   
30.05.2009 17:21
 Bir üniversite şenliği bütün bir şehrin iklimini bu derece etkileyebilir mi? Gaziantep’te oluyor. Her yer yemyeşil, dağ taş gelincik ve 20 -24 Mayıs arasında gerçekleşen 15. Bahar Şenliği’nin kokusu her tarafa sinmiş vaziyette. Neredeyse kebap kokusunu bastıracak kadar...
Bir şehir düşünün, 24 saat kebap yensin, hakikaten akıllara zarar. Sadece sabah 5 ile 7 arasında dükkânını açan bir ciğerci var mesela Kalealtı’nda, Haydar Usta. Şafak vakti kalkacaksın, yetiştin yetiştin, hiç derdi değil daha fazla et satmak. Hep aynı miktar hazırlıyor, bitirip kapısına kilidi vuruyor. Yiyemezsen sen kaybedersin...
Baklavacılara hiç girmeyeceğim bile, “Yabancı Damat” zaten yeterince meşhur etti onları. Ama gene Kalealtı’ndan Dayı’nın Yeri’ne bir selam edeceğim. Billuriye tatlısını yemeden Antep’ten gitmemeli insan.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 624 | Devamını oku...

 
Renk Simgeciliği Ve Şeyh Gâlibin Üç Rengi
İlk okuma
Yazan Doç. Dr. Ali Yıldırım   
24.05.2009 15:40
Giriş

Divan edebiyatı, İslam ve ortak şark medeniyetlerinin tefekkür ve kültürel
birikimlerini yüzyılların imbiğinden süzerek tecessüm ettirmiştir. Hatta felsefî anlayışların ve
modern bilimsel tespitlerin izlerini de bu edebiyatın metinlerinde gözlemlememiz
mümkündür. Kısacası Divan edebiyatı insan ve insanlık adına ortaya konan ve geliştirilen
değerlerin hazinesi hükmündedir. Bütün mesele bu hazineye giden yolları öğrenmek ve bu
hazinenin kapılarını açacak anahtarları bulmakta yatmaktadır. Divan edebiyatının bu kültürel
ve inançsal alt yapısı ve arka planını anlayıp çözmeden bu metinlere nüfuz etmek oldukça zor
olacaktır.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 599 | Devamını oku...

 
Kürt sorununa uzun metrajlı çözüm!
İlk okuma
Yazan Tuba Özden   
24.05.2009 15:38
Kürt sorununun büyümesinde film ve dizilerdeki karikatürize karakterlerin etkisi azımsanmayacak kadar çok. Bu suni ve yanlış imajın tamiri için Kürt yönetmenler kamera başına geçti... Türkiye’de kim bilir kaç kuşak ‘Kürt sorunu’nun gölgesinde büyüdü. Memleketin doğusu ya da batısında, hemen her haneye bir şekilde uğradı bu soğuk mesele. Kimileri ete kemiğe bürünmüş acılar yaşadı, kimileri de ülkenin hassas dönemlerden geçtiği günlerde fondaki trajik öyküleri görmezden geldi. Son yıllarda Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘Kürt sorunu’na dönük stratejilerinin değiştiği görünür bir gerçek. En son Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “İster terör, ister Güneydoğu, ister Kürt meselesi deyin, bu Türkiye’nin birinci sorunudur. Halledilmesi lazımdır.” demesi, bu konuda iyi şeyler olacağını müjdelemesi, atılan son adım. Bir dönem Kürtçenin yasak olduğu ülkede, Başbakan’ın basının önünde Kürtçe cümle kurması, devlet televizyon kanalları arasına Kürtçe yayın yapan bir kanalın eklenmesi, üniversitelerde Kürt dili ve edebiyatı bölümlerinin açılacağından söz edilmesi, bu dönüşümün geçtiğimiz aylarda zuhur eden işaretleri. Şüphesiz, siyasi arenadaki hareketlilik toplumda da yansımasını buluyor. Bu etkinin göründüğü alanlardan biri de sinema. Son bir yılda vizyona giren filmler bile Türk sinemasının Kürt sorununa artık kayıtsız kalamadığını gösteriyor.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 704 | Devamını oku...

 
Pablo Armando Fernandez: "Özgürlüğe değil sorumluluğa inanırım"
İlk okuma
Yazan ediTör   
13.05.2009 17:25
 “Herhangi birinin yaşayabileceği en iyi hayatı yaşadım. Beş kıtada bulundum. Çok güzel, müşfik ve yüce gönüllü insanlarla tanıştım. Ve şimdi de Türkiye’deyim, bir rüyam gerçekleşti.”
 
Yukarıdaki sözler, bir kültürel gezi vesilesiyle geçenlerde Türkiye’yi ziyaret eden, ünlü Küba’lı şair Pablo Armando Fernandez ‘e ait. 1930’da, Batı Küba’daki Delicias’da doğan Pablo Armando Fernandez, henüz 15 yaşı nda bir öğrenciyken New York’a taşınmış ve 1959’daki devrime kadar orada yaşamış. Ülkesine döndüğünde edebiyat editörü olarak çalışan şairin, Nazım Hikmet’le tanışması da bu döneme rastlıyor. Pablo Armando Fernandez’in çalışmaları yakın bir geçmişte “El sueno, la razon?” (Rüya, neden? ) başlığı altında toplanmış bulunuyor. Kendisi, bugün Küba’da kısaca “El Poeta” (fiair) olarak anılıyor. Aşağıda Ankara’daki görüşmemizden aktarılan alıntılar edebiyat, siyaset ve hayata son derece özgün yaklaşı mları olan çok tipik bir Kübalı şair ve hayalperestin yaşadığı bazı zaman kesitlerini kapsamaktadır.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 962 | Devamını oku...

 
Mektuplar [Mayıs 2009-1]
Mektuplar
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
12.05.2009 18:23
abi hoş geldin sefalar getirdin.
kalben cevaplaman bile yeterlidir.
sana her hakkım helaldir.
asıl sen helal et.
bu arada … nihayet devlet dairesinde işe girdi.
bakan, …'ın basın açıklaması metin yazarı olarak.
zatını yakın zamanda telefonla arayacağım.
eğer buluşmayı ayarlayabilirsem çok iyi olacak.
sohbetine ihtiyacımız var.
badesselam !
e.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 489 | Devamını oku...

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 56 - 66 / 135
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

ÇİZMECE

[ Kedi dili samur fırça (Yumuşak) No:02616
Palet ve Spatula ( Ortaboy)
Yağ ve Terebentin (Yağlıboya yağı )
Tuval
Maries boya ( Herrenkten ve özellikle ara renklerden ) 12'li yada 24'lü.
]


YENİ ALBÜM