
Sadık Yalsızuçanlar, bundan önceki kitaplarından Hiç'e adını veren öyküdeki kesretin daha yoğun, yalnızlığın ise daha kesif hissedildiği, Ayan Beyan'daki öykülerinde, Bob Dylan'in "Senin Aklın İllet" ve "Bir dakika doktor dedim, beynimde bir dünya savaşı çıktı" şarkılarında ifadesini bulan ve günlük hayatımızı işgal eden, zihnimizi ve kalbimizi hasta eden modern zamanların doğuştan yalnız insanlarının boğulup gittiği kesret alemini anlatıyor. Yalsızuçanlar'ın Ayan Beyan'da anlattığı insanlar ya bu kesret alemine terkedilmiş ya da kesret alemini terk eden insanlar. Mesela Yorgun Yankı'da, Konya'dan oyuncu olmak için kaçarken Meftune olan adını Özlem olarak değiştiren, un fabrikasında çalışan babasından emekli tiyatro dekoratörü, ev hanımı annesinden ise İngilizce öğretmeni diye bahseden karakteri, Yeşilçam melodramlarını hatırlatan ve "kader" mefhumu etrafında inşa edilmiş hikayesinde böylesi bir kesret alemini anlatıyor. Öyküde yer alan ayrıntılar, Meftune ve Özlem olarak ikiye ayrılan şizoid kişiliğin insanların elinde nasıl nesneleştiğini anlatan tam bir çürüme ve düşüş öyküsü.
Meftune/Özlem kesrete terk edilirken Terk adlı öykünün ismi açıklanmayan kahramanı ise, kesreti terk etmeyi göze alan biri. "Bir adım attım. Önce şirketteki işimi bıraktım" diye başlıyor. Bir insana doğduktan sonra giydirilen ve onu pranga gibi esir eden sosyal kıyafetlerin ne kadar çok olduğunun ve kanıksandığı için fark edilmelerinin ne kadar güç olduğunu okuyoruz "Terk"te. Yaşadığımız kesret alemi bizi, Platon'un mağara istiaresinde tasvir ettiği esir insanlara çeviriyor. Bu sebeple kuklaların gölgelerini gerçeğin ta kendisi zannediyoruz. İnsanların özüne ulaşmasına engel olan o dev kabuğu hissetmesi çok güç oluyor. "Terk", o kabuğun soyulmasının öyküsü işte. İnsanın özüne ulaşmasının bedelinin ne denli ağır olduğunu hikaye ediyor.
"Ayan Beyan"da anlatılan kişilerin tamamının, "Elif Gibi Yapayalnız" olması ise, Yalsızuçanlar'ın sadece bu kitabında değil, bütün yazdıklarında okuduğumuz bir tema. Sadık Yalsızuçanlar, bu cümleyi tekrar tekrar yazmak için öykü yazmayı sürdürüyor gibi. Yunus Emre de boşu boşuna dememiş, "Dört kitabın manası bir Elif'te gizli" diye...Kitapta Bop Dylan'a yapılan atfı ilk cümlede yazmıştım. Son cümlede ise Erkan Oğur'un da söylediği Mamoş türküsünden olsun..."Bu dağlar kömürdendir/Geçen gün ömürdendir/Feleğin bir kuşu var/Cırnağı demirdendir." |