JA slide show
Mutluluk İhtimali
Yazan Münevver Soylu   
31.05.2015 10:26

 “Bir yandan yıllardan sonra su yüzüne çıkan anılarla yüzleşmek biraz ürkütücüydü. Diğer yandan bu ihtimal küllenmiş duygularını yeniden alevlendirmişti.”  Romanın kahramanı Nihan’ın düşüncesi bu. Yüreğinde hangi acıları taşıdığını, düşlerini, içini yakıp kavuran kaygıları en ince ayrıntılarına değin tanıyoruz. Tekdüze, yavan yaşamını örtüsüzce anlatıyor.

Gençlik hareketlerine karıştığı için 12 Eylül döneminde tutuklanan, sonra ilgisiz olduğu anlaşılınca salıverilen Nihan’ın, “dışarıdaki” yalnız yaşamını anlatan romanının başlığını İhtimal koymuş Selma Sancı. Bence Nihan’ın yaşadıkları uzun bir bekleyişten başka bir şey değil. Roman kişilerini önlerini göremiyorlar, geleceklerinin ne olacağını, başlarına neler gelebileceğini, içinde bulundukları koşullarla, karşılaştıkları sorunlarla nasıl baş edeceklerini bilmemekle birlikte, ayakta kalmaya çalışıyorlar, hep bir devinim ve bunun yarattığı merak duygusu var. Bu açıdan bakınca roman kişilerinin halleri, insanı insana anlattığı gibi, yaşadıkları dönemin ruhunu da yansıtıyor.

Nihan’ın eski arkadaşı Remzi’yle karşılaşmasıyla başlıyor her şey. Umut sarıyor yürekleri. Ne var ki darbe sonrasının Türkiye’sinde yaşıyorlar, biri yeni tahliye olmuş, bir diğeri yurt dışında, haberleşemiyorlar, kuşku duyuyorlar, acı çekiyorlar. Yaşamla olan bağlantıları kısıtlı, neşeli kahkahalar, el ele gezip tozmalar, kuytularda buluşmalar, giyinip süslenmeler de yok. Ama Selma Sancı ne güzel bir gençlik aşkı anlatıyor. Anneyi, akli dengesini yitirmenin eşiğindeki teyzeyi ne kadar güzel çiziyor. Çocukluk arkadaşı Sevim, onun yaşama sevinci, dışa dönüklüğü nasıl da canlı…

Bu koşullar içinde arayışını sürdürür Nihan, çevre baskısından kurtulmayı, arkadaşlarıyla görüşmeyi, en çok da sevgilisine kavuşmayı ister. Bu ihtimalin kapısı aralanır. Ortaya çıkan aksiliklerle zaman zaman umutsuzluğa düşer. Ancak çelişkilerinin bilincindedir, onları aşmada kararlıdır. Kitabın kapağındaki desen, her şeye rağmen yaşama ihtimalini simgeliyor bence, güzel şeylerin gerçekleşme ihtimalini belki de. Aslında iyimserliğin, insan sevgisinin dillendirilişini görüyoruz, asıl değerli olan bu. Dostluk, kolayca bitmeyen bir bağdır. Zedelenmediği sürece değerinin üstünde düşünmez, farkında olmayız. İhtimal, yazarın mesleki deneyimlerinin anlatı diline dolaysızca yansımasıyla, seçtiği karakterlerin her birinin toplumun bir kesiminin elle tutulur bir örneği olmasıyla ve hikâyesiyle dikkat çekici.

Romanın diğer bir kahramanı Babıâli yokuşunda sahaf dükkânı olan Ali ise boşandıktan sonra Ankara’yı terk etmiş, İstanbul’a gelip kendine yeni bir düzen kurmuştur. Bezginliğin ve işsizliğin olduğu zamanlarda, herkesin siyasi bilinen tanıdıklardan kaçtığı günlerde, yıllardır görüşmediği kardeşi Remzi’nin cezaevinden çıkıp gelişiyle huzuru bozulur, örtbas ettiği anıları canlanır, geçmişiyle yüzleşir. Ayrıca başına bir şey geleceğinden korkar;  “(…) insan anlatmak istiyordu birine. Yıllar sonra kardeşini görünce nasıl şaşırdığını. O bol paltosunun önünü açıp da gazete kâğıdına sarılı tabancayı çıkardığında, onun tabanca olduğunu anladığında nasıl da yüreğinin ağzına geldiğini. (…) Sonra üzerinde mavi önlükle kendini bakkalda gördü, ter içinde kasaları kapının önüne çıkarırken, kepengi indirirken, bir sefertasından soğuk fasulyeyi kaşıklarken, veresiye defterini karıştırırken gördü. Sanki kaygan, dik bir zeminde temkinlice yürüyen ama hep kayıp duran bir karınca gibi hissetti kendini. (…) Ne var ki şimdi içini saran bir huzursuzluk dalgasının onu kaldırıp bir kıyıya atmasının önüne geçemiyordu. Sevinmişti sevinmesine ama düşündükçe sevinci yerini koyu bir rahatsızlığa bırakmıştı usul usul; bir taraftan eskiden, çok eskiden zor koşullarda geçen çocukluğunu hatırlıyor, diğer yandan tabancayı aklından çıkarmaya uğraşıyordu.”

Daha önceki kitabı Espas’ta olduğu gibi burada da ayrıntıları büyük bir başarıyla kullanıyor Selma Sancı. Başka bir deyimle, başarısı ayrıntıların işlevselliğinde. Şiirden, kitaplardan yararlandığı da oluyor. Mekân seçimleri romanın kurgusuyla son derece uyumlu. Bunlardan biri kitapçı dükkânı; birdenbire yalnız kalan, arkadaşlarından kopan, çevreleri boşalan insanlar için bir tür soluk alabilecekleri atmosferdir, hayata tutunmanın bir yoludur; Geçmişte birbirleriyle yakın arkadaş olan roman kişileri bir taraftan dostluk ve güvene dayalı ilişkilerini sürdürme çabası içinde, diğer yandan kitabın neredeyse tek sosyal ilişki olduğu dönemden geliyorlar. Sözgelimi gönderme yaptığı kitaplardan Panait Istrati’nin biyografisi aynı zamanda bir başarı hikâyesidir. Zor hayatına, her türlü sorununa rağmen yazma tutkusunu, umudunu hep korur.

Roman tarihimize baktığımızda toplumsal çalkantılara ilgi duyan yazarların üzerinde birleştikleri konuların birbirine yakın olduğunu söyleyebiliriz. Ama İhtimal, umutları, hayattan beklentileri, bekledikleri olanların romanı, o annelerimizden babalarımızdan dinlediğimiz devrin, başka hayatlar penceresinden sunumu. Bireyselle toplumsalın böylesine tadında bir bileşimini çok az romanda okudum.

Son olarak gözlem gücüne bir örnek; "Mutfağın önündeki çimenliğin gölgeli sessizliğinde oturdum. Çimenlik bir tür üstü kapalı çamaşırlık. Damından sarkan sarmaşıklar, kalın, kabarık salkım saçak perdeler gibi. Sesim var mı yok mu bakmadan bir şarkı tutturdum, fakat dayanamadı yüreğim, bitiremedim. Saksısını beğendiğim için pazardan aldığım küstüm çiçeğiyle bakışıp durduk. Sessizlik içinde vızzz diye dolaşan bir arı çiçeğin tomurcuğuna iştahla sarıldı. Tam önümde çizgi çizgi, üzüm gibi şişkin sırtını, titreşen boynuzlarını gördüm. Derken vızıltı çoğaldı, bir başkası geldi, önce epey dolandı çiçeğin çevresinde, yapraklarına konup kalktı, sonra hızla pike yapıp berikine çarptığı gibi vınnn diye uçurdu. Havada bir çekişmedir başladı, dönüp durdular, birbirlerini kovaladılar, patakladılar, iteklediler, sonunda çiçeğin üstünde yer kapma yarışını hiçbiri kazanamadı, kafa kafaya verip birlikte yapıştılar tomurcuğa. Çimenler karardı. Uzaklarda köpekler havladı. İçeri girdim.”

http://www.selyayincilik.com/kitaptanitim.asp?kod=1022

 


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1569

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

SADIK YALSIZUÇANLAR,
ARTIK BÜTÜN KİTAPLARIYLA
PROFİL’DE…

sEsLi kiTaP

C’nin Hazırlanmış Hayatı
 
 Sesli Kitap.. Hazırlayan: Nisan Kumru
Bir ve Hep
 
Küf
 
Hiç