JA slide show
Anasayfa arrow Günlük arrow Okuma notları arrow En son okuduklarım arrow Kalbindeki yangını mısralara dökmede ustadır Yaman Dede
Kalbindeki yangını mısralara dökmede ustadır Yaman Dede
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
23.11.2014 21:55
 Kalbindeki yangını mısralara dökmede ustadır Yaman Dede. Sıradan bir şair olmayıp edebi antoloji ve ansiklopedilerde hayatına yer verilecek kadar önemli bir kişiliktir. Yakın dostu Yahya Kemal, onu şu mısra ile övecektir:

Yüz sürdü gerçi pâyine çok Müslüman Dede
Mollâ-yı Rûm görmedi bundan Yaman Dede.

(Gerçi Peygamberin ayağının izine çok Müslüman dede yüz sürdü, ama Anadolu mollaları bundan daha yaman bir dede görmedi.)
Bugün mevlidhan ve tasavvuf musikisi sanatçılarının büyük bir vecd ile söyledikleri meşhur “Yanan Kalbe Devasın Sen” isimli naat onundur. İşte o naattan birkaç dörtlük:

Gönül hûn oldu şevkinden boyandım ya Rasûlallah
Nasıl bilmem bu nîrana dayandım ya Rasûlallah
Ezel bezminde bir dinmez figandım ya Rasulallah
Cemalinle ferahnak et ki yandım ya Rasulallah

Yanan kalbe devasın sen, bulunmaz bir şifasın sen
Muazzam bir sehasın sen, dilersen runumasın sen
Habibi Kibriyasın sen Muhammed Mustafasın sen
Cemalinle ferahnak et ki yandım ya Rasulallah

Mevlana’ya ve neye olan tutkusu ile de meşhur Ney şiirini kaleme alır:

İçi boş benzi sararmış ona aşıktır maye
Derdi hicran ile inler eder ah leylaye
Arz eder hıçkırarak aşkını hep Mevlaye
Bak neler söyletiyor Hazreti Mevlanaye!..

Bu cihanın ötesinden geliyor nağmeleri
Kanatır sineyi, kalbi, deler elbet ciğeri
Erişir mi buna kudret, buna insan hüneri
Bak neler söyletiyor Hazreti Mevlanaye!..

(Bak neler söyletiyor Hazreti Mevlanaye derken iki anlam vardır. Birincisi neyin Hz.Mevlana’ya söyletmesi, ikinci ve daha derini Mevlanın, yani Allah’ın neye söyletmesi.)

Başka bir naatta Rasulullah’a şöyle seslenecektir:

Ey Tanrımızın ma’kes-i envârı Muhammed
Allahımızın vâkıf-ı esrârı Muhammed
Mürsellerinin kâfile-sâlârı Muhammed
Her iki cihânın ulu serdârı Muhammed

Sen aşk-ı Hudâ hüsn-i Hudâ lutf-ı Hudâ’sın
Hallâk-i cemâlin gül-i gülzârı Muhammed
“Levlâk” ile taltîf olunan Şâh-ı Rüsûlsün
Biz ümmetinin yâr-i halâskârı Muhammed

Rahmeyledi alemlere gönderdi seni Hak
Nur etti nigâhın gazabı nar-ı Muhammed
Ümmi iken ümmetleri hayretlere saldın
İlmin edebi kutb-ı şerefbarı Muhammed

Sen havfı recanın ne büyük rehberi oldun
Kalbin en ulu vakıf-ı hüşyarı Muhammed
Aşıkların ah eyleyerek sine döverler
Hun oldu güneş, gördü de ruhsar-ı Muhammed

Gül yüzlü, güneş yüzlü Muhammed, meh-i taban
Çak oldu görüp pertev-i didarı Muahmmed
Derdinle senin handenuma derde bu gönlüm
Aşkın ile yak sen dil-i bimarı Muhammed

Aşkınla yanan âteş-i nîrân ile yanmaz
Dûzah çekemez âşık-ı ser-şârı Muhammed
Ümmetleri hüsrân ü mezellette bırakma
En sonra da bu Kâdir-i nâ-çârı Muhammed

Cananımın Harîminde (Sevgilimin Özel Odasında) başlıklı şiiri muhtemelen Mevlana Türbesini ziyaretlerinden birinde, Konya’da kaleme alınmıştır:

Geldim sana kan ağlayarak,sızlayarak bak
Aşkınla yanan benliğime durma, hemen ak
Ak,sönmesin ateş, alevim dinmesin ancak
Ağlat beni, inlet beni, ta haşre kadar yak

Artır, ne olur, ateşini bağrımı dağla
Yansın bu vücudum, fakat eksilmesin asla
Hicran ile yak, vasl ile yak, aşkına bağla
Ağlat beni, inlet beni, ta haşre kadar yak!...

Ağlatma Beni başlıklı şiir ise aşk yarasının çok farklı bir ifadesidir:

Yak sinemi ateşlere, efgânıma bakma
Ruhumda yanan ateşe nîrânıma bakma
Hiç sönmeyecek aşkıma imanıma bakma
Ağlatma da yak, hal-i perişanıma bakma!...

Yaşlar akarak belki uçar zerresi aşkın
Ateşle yaşar, yaşla değil yaresi aşkın
Yanmaktır efendim biricik çaresi aşkın
Ağlatma da yak, hal-i perişanıma bakma!..

Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1799

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

SADIK YALSIZUÇANLAR,
ARTIK BÜTÜN KİTAPLARIYLA
PROFİL’DE…

sEsLi kiTaP

C’nin Hazırlanmış Hayatı
 
 Sesli Kitap.. Hazırlayan: Nisan Kumru
Bir ve Hep
 
Küf
 
Hiç