|
Yazan Ahmed-i Cezeri
|
|
06.08.2010 20:39 |
Birlik ve aşk sırrı ezel ve ebedi kaplamış Zatında O sonsuzdur ve birdir O’nda asla nicelik ve sayısallık yoktur Zamansızlıkta ezel ebediyetin ta kendisidir Samediyet böyle ister ki, Ne ezel olsun, ne ebed
Samediyet makamında Vahid ve Ehad birdir Evet, gerçekte devlet ile daire birdir
İyi bil ki; tek bir derya vardır Dalga ve kabarcıklar birdir Aslında hepsi de sudur Su ve buzun farkı yoktur
Birlik Güneşi kendinde kâinatı tutmuş Aslında ona engel bulut yok Fakat gözlerimizde hastalık var
Bütün putların ve sevgililerin güzelliği Samediyet cemalindendir Örneklerden beri gel ki, Samediyet tecelli etsin
Aslında sahra deryadan başka değildir Fakat onun yüzündeki köpükler kaymak olmuş
O her gün yeni bir cilvededir Gafil kalma ki, peyderpey O cilvelerden feyiz ve medet alasın
Eğer İblis Âdem’de ilmin sırrını görseydi Onu gördüğünde bir an tekbir getirip secde ederdi
Nedir bu zaman, nedir bu mekân Nedir bu cihetler, nedir bu sınırlar
Nedir bu ölçüler, nedir bu hesaplar Nedir bu sayılar, nedir bu ayraçlar
Zıtlık ve gereklilik yoktur Ölçüler ve örnekler yoktur
Nedir bu ayrıştırmalar Nedir bu birleştirmeler
Yoktur farkı ister ruh olsun ister cesed
Başımız aczden idrak kuvvetimizi görüyor
Akıl yorgun olarak geri dönüyor Anlamaya kalkıştığı anda oturuyor
Hayret ve acizlik bakışın son noktasıdır Bakışı kısır olan yaratık, nasıl Yaratana ulaşabilir
Ey Ahmed marifetten birkaç Söz ve söylemi elde et Bil ki hiç kimse aklıyla Marifet cevherine ulaşmış değildir
Çeviri: Bahaeddin Sağlam Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 791
|