|
|
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR
|
|
16.03.2009 22:32 |
|
Kurgu, insanı gerçeğe ulaştıran en büyük yalandır, der bir sanatçı. Picasso'nun bu yönde bir beyanı vardır: 'Sanatsal üretim, hakikat'e bir gedik açmaktır' şeklinde...
Bu bağlamda, müziği, edebiyatı, tiyatroyu, resmi, fotoğrafı, mimariyi vs. içeren 'yedinci sanat' ve onun günübirlik, daha çok eğlendiren, kısmen enforme eden bir boyutunu oluşturan televizyon 'kamusal aktör'ler arasında en etkin olanıdır. Örneğin Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı 'çete'lerden arınma sürecinde, Kurtlar Vadisi, ana haberlerden daha çok ilgi görmüştür. Vadi'nin anlattığı düzenek büyük oranda beliren olaylarla, ortaya çıkan soruşturma dosyalarındaki verilerle, bilgi ve belgelerle doğrulandıkça bu izlenme oranı artmaktadır. Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1000 | Devamını oku... |
|
|
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR
|
|
09.11.2008 15:40 |
Ergenekon'du, medya-iktidar kavgasıydı, Kılıçdaroğlu-Mir Dengir Mehmet Fırat'tı, Karayalçın-Melih Gökçek'ti, modern şiirimizin iki çınarı İlhan Berk ve Dağlarca'nın ölümüydü...Aktütün'dü, Taraf'tı... olup bitenler gerçek değilmiş izlenimi veriyor. Bu inanılması güç olayları peşpeşe yaşarken, hep aklıma Aşık Veysel'in o ilginç sinema şiiri geliyor: "Bir kız ile karşılaştım/Göz aldatan bir sinema/Gözlerine baktım, geçtim/Ben de oldum bir sinema. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1121 | Devamını oku... |
|
|
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR
|
|
08.10.2008 16:45 |
Sabri Gürses’e, titiz çevirisinden, Encore’ye bir o kadar titiz baskısı için teşekkür borçluyuz, bizi, Slavoj Žižek’in iki önemli kitabıyla, 1968 ve David Lynch- Ya Da Gülünç Yücenin Sanatı’yla buluşturdukları için. Buna -hele sıradan okur için- ne ölçüde buluşma denirse tabi…Zizek’in düşünce dünyasına nüfuz edebilmek için, Zerdüşt’ten Deridda’ya, Deleüz’den Hegel’e, Kant’tan Gadamer’e, Kafka’dan Freud’a, Lenin’den Marks’a bir dizi okumalar yapmış, Kıeslowski ve Tarkovski’nin metaforlarını çözmüş olmak gerekir. Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1528 | Devamını oku... |
|
|
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR
|
|
28.09.2008 00:11 |
 Allah şifa versin Prof. Dr. Ünsal Oskay, bir makalesinde, genelde iletişim ortamlarının, özelde televizyonun, ancak etik içinde kalınarak açımlanabilecek bir ikonolojiye, bir görsel algıya sahip olduğunu vurgulamıştı. Bu anlamda, televizyonun, tümüyle dramatik bir iletişim aracı olduğu, dolayısıyla, oluşturduğu etkinin kolay kolay ölçülemeyeceği, bu bakımdan da ahlaki zemininin son derece sağlam olması gerektiği söylenebilir. Oysa, ülkemizin belki de çürümeden en çok nasiplenmiş kurumu medyadır. Yorumlar (2) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 2347 | Devamını oku... |
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 1 - 9 / 10 |