JA slide show
Anasayfa arrow Güzerân arrow 'Dışa Açılan' Türkiye Edebiyatı
'Dışa Açılan' Türkiye Edebiyatı
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
08.11.2009 09:03
bookfairBu klişeyi son zamanlarda çok duyar olduk. ‘Türk edebiyatı dışa açılıyor. Özellikle Pamuk’un Nobeli almasıyla birlikte…’
Bu klişenin doğru bir yanı da var kuşkusuz. Türk edebiyatı, özellikle Teda ve kimi yazar ajanslarının da katkısıyla ‘dışa açılıyor.’
Ne ki bu doğrudan ‘edebi ölçütleri’n belirlediği bir düzlemde olup bitmiyor.
  Doğrudur ‘kötü metin/yazar’ kim ne yaparsa yapsın, bir süre yayıncıyı ve okuru aldatabilir ama etkinliği uzun sürmez.
Tabi işin politik bir yanı da var. Çevrilen yazarların siyasal eğilimleri, Türkiye’nin toplumsam ve siyasal sorunlarına yaklaşımları, ilgileri filan da en azından değerleyici hatta etkileyicidir ‘dışa açılma’da.

Teda’yı bir kez daha vurgulamalı, aralarında benim de bulunduğum bir çok yazar onun katkısıyla yabancı yayınevlerinin ilgisine mazhar olabiliyor.

Frankfurt kitap fuarında da gözledim, Türkiye’deki yayıncı profili değişiyor. Örneğin Timaş, ‘edebi’ alanda da dikkate değer örnekler yayımlamış ve yabancı yayınevlerinin ilgisini çekebiliyor. Türkiye’deki toplumsal değişim bu alanda da gözlenebiliyor.
Fuar bu yıl hayli sönük geçti. Önceki yıl Türkiye onur konuğuydu ve doğal olarak ilgi çoktu. Ama bu yıl sadece Türk yayınevlerinin stantları değil, genel olarak bir ilgisizlik söz konusu idi.
Bu yıl konuk ülke Çin’di.
‘Muhalif kitaplara yer olmayışı’ sorun yarattı. Kimi yazarların katılamayışı, resmi sansür kurumunu dolayısıyla Çin’i tartışmaların odağına çekti. Kurumun başkan Yardımıcısı Wu Shukin şöyle konuşuyordu:
“Rejim muhalifleri tarafından yazılan ve Çin’de yasak olan kitaplar ile tehlikeli mesajlar veren kitaplarla ilgili olarak açıkça şunu söyleyebilirim: Çin’in istikrarını bozmaya çalışan kitaplara kesinlikle izin verilmeyecek, onlar bizim fuardaki stantlarımızda kesinlikle yer almayacaktır.”
Bir zamanlar bizdeki gibi ‘kara liste’ vardı ve bazı yazarlar baskıdan nasibini aldı.
Pekin’de yaşayan yazar Dai Qing de bu baskının kurbanı oldu. Qing, fuardaki bir sempozyuma katılacağını açıklamıştı. Ancak, hükümetin protestoları sonucunda sempozyumdaki konuşması iptal edildi. Dai Qing, “Frankfurt Kitap Fuarı yönetimi şimdiye kadar pek çok özveride bulundu. Ancak arkadaşlarımın anlattığına göre, davet edilen pek çok yazarın, yayıncının ve aktivistin adı Almanlar tarafından davetli listesinden çıkarıldı” şeklinde konuşmuştu.

Ali Ural ve Enver Ercan’ın moderatörlüğünde hayli verimli tartışmalar, söyleşiler gerçekleşti.
Benim katıldığım oturumda, Şebnem İşigüzel ve Ali Ural vardı. Türk şiir, öykü ve romanında yeni arayışları tartıştık. Her iki konuşmacı da bir çıkan kısmın özetinden sonra yeni eğilimlere ilişkin kışkırtıcı düşünceler serdetti.

Fuarda çevirmenim ve yayıncım Beatrix ve eşi Mesut Caner’le de görüşme imkanı bulduk. Beatrix, Almanca-Türkçe-Almanca çevirmenlerinin en iyisi idi bir zamanlar. Yaşar Kemal’in Almancaya taşınması onun sayesinde olmuştur. Yetkin bir çevirmen. Bir süre Türkiye’de yaşamış. Bischoff’tan sonra Beatrix Caner ustalıklı çevirileriyle dikkati çekiyor. Ahmed Cevdet Paşa’dan Tanpınar’a, Bilge Karasu’dan Murat Gülsoy’a pek çok yazarı Almancaya kazandırdı. Tanpınar’a ilişkin bir çalışması yenilerde yayımlandı. Türkiye okurunun da mutlaka okuması gereken bir kitap. Tanpınar’s Harmonie. Der Höhepunkt der türkischen Moderne. Tanpınar’ın Ahengi, Türk Modernitesinin Doruğu, anlamına geliyor. Tabi edebiyatta. Kemal Karpat’ın Timaş’ça yayımlanan ve edebiyat üzerinden Türk modernleşmesini izleyen kitabını çağrıştırıyor. Yapı Kredi, Metis, İletişim ve Doğan Kitap’a duyurulur! Beatrix’in Tanpınar kitabı ilgi ve dikkati fazlasıyla hak ediyor.
Beatrix, bugünlerde yabancı yayıncıları şaşırtarak şiire el atıyor ve Küçük İskender’i çeviriyor. Yiğit Bengi var sırada. Küçük İskender’den kendisine söz etmiştim. İnnsbruck’a edebiyat festivaline gittikten sonraki görüşmemizde bir şiir seçkisi önermiştim.

Edebiyatımız dışa açılıyor doğru, fakat hala Sezai Karakoç, Cahit Zarifoğlu ve ardıllarından habersiz ‘dış yayıncı’lar. Edebiyatımızın içeride siyasal körlüğe kurban edilen bu büyük değerleri gün gelir keşfedilir, bundan da eminim, ama gönül biraz daha erken olsa bu keşif, diyor. Bir de, sadece roman üzerinden yürümese, şiir, öykü, araştırma ve düşünce alanına da sirayet etse…

 


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1385

Yorumlar (2)
RSS yorumları
1. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 08-11-2009 15:34 - Misafir
 
 
"Edebiyatımızın içeride siyasal körlüğe kurban edilen bu büyük değerleri gün gelir keşfedilir, bundan da eminim, ama gönül biraz daha erken olsa bu keşif, diyor" 
keşke ;)
 
2. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 08-12-2009 07:47 - Misafir
 
 
YETKİNLEŞEMEYEN EDEBİYAT
Başımızın ağrısı niteliğindeki Türk Edebiyatının yetkinleşmesi meselesi her dönem edebiyatı yeniden biçimlendirme çabalarıyla yahut sil baştan psikolojileriyle yapıldığı için edebiyatımız hala istendik düzeyde değil.Halbuki cumhuriyet dönemi edebiyat favorileri akımlar ve birilerinin takipçisi olan yazarlar grubu şeklindeydi.Mesela Necip Fazıl'ı,Yahya Kemal'i özentileyen bir mantalitede hangi şairimiz var? Edebiyatımızın dışa açımlanamamasının sebebi kökleşmiş edebiyatımızın bulunmayışıdır...
 

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

ÇİZMECE

[ Kedi dili samur fırça (Yumuşak) No:02616
Palet ve Spatula ( Ortaboy)
Yağ ve Terebentin (Yağlıboya yağı )
Tuval
Maries boya ( Herrenkten ve özellikle ara renklerden ) 12'li yada 24'lü.
]


YENİ ALBÜM