|
Yakalamak varlığı en sesli zamanında yokluğun |
|
Yazan Derviş Azad İzci
|
|
25.01.2012 21:06 |
|
S.Yalsızuçanlar’a I. Hiç göndermemek kendini, yüreğinin dilediği yere. Bedenin varlığını yok etmek hiçliği arzulayan ruhun yolunda. Zamanı durdurmak demek, diğer adı yokluk olanın, yani Varolmak sessizliğinde zamanın.
Kelimeleri hapsetmek zihnin en ücra köşesinde, işte deyip yakalamak ruhu, hiçliğe koşan beden kafesinde. Ve şahlanarak ruh, yok olmanın en hissedilebilir varlığında, haykırarak bedene. ‘’Ben ben isem sen kimsen. Sen sen isen ben kimem’’ diyebilse.. II. Neden varlığını seçemediğimiz sorularla Varlığını seçebilmek için cevaplanan yokluğun ya da cevabı Varlık olan yokluğun sorusu Neden metafizik hamuruyla yoğruluyor hiçliğin? Yani tuttuğun anda bırakabilmek yokluğu, Varolmanın en doruk noktasında, teneffüs eder gibi havayı hava içinde, yakalayabilmek Zamanı zamanın sessizliğinde. Yani seçebilmek beyaz noktayı –hayatın- en karanlık noktasında!.. Sonra dur demek veya işte o an. Heidegger’le başlamadı Varlık ve zaman. Sormak lazımdı soruyu, Sorumsuzluğun sorun olduğu çağda. Yine de sessizliğe gömdük zamanı En sesli olduğu anda. Hayali hayatlandırmak mı olur acaba sessizliğe gömülen zamanı uyandırmakla ama uyuşukluk diyor ‘Evet isyan’ ın şairi, hayalle yaşanan dünyaya.. Ve yine sorular sorular sorular… Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 412
|