JA slide show
Anasayfa arrow Bilişmeler arrow Adanmış şiirler arrow Mutlak birliğe ulaşmış bir arif: Ömer Hayyam
Mutlak birliğe ulaşmış bir arif: Ömer Hayyam
Yazan Neziha Çakıroğlu   
18.08.2011 11:12

 Sadık Yalsızuçanlar, adı şiir ve şarapla anılan Ömer Hayyam’ın romanını yazdı. Rubailerin ve iç konuşmaların eşlik ettiği kitap, Hayyam’ı anlamak isteyenlere kılavuzluk ediyor.

Öykü, roman, deneme ve araştırma alanlarında önemli eserleri bulunan  Sadık Yalsızuçanlar, Vefa Apartmanı’ndan sonra  Hayyam kitabıyla okuru selamlıyor.  Yalsızuçanlar, matematikçi, astronom ve şair Hayyam’ı yeniden yorumluyor.

- Hayyam’la ilgili bir roman yazma fikri nasıl oluştu?

Hayyam’a öteden beri ilgi duyuyordum. Müthiş bir melamet tarafı vardı. Bir derinlik sarhoşluğu yaşatıyordu. Hayyam’ın yaşamına ilişkin bilgilerimiz ise hayli kıttı. Matematikçi, astronom ve ‘ayyaş’ olarak biliniyordu o kadar. Ayyaş biri nasıl oluyor da son derece disiplin gerektiren bu alanlarda yetkin bir bilgin olabiliyordu? Hayyam kimdi? Bu sorular sürekli zihnimde dolaştı durdu. Ve Hayyam’a ilişkin sürekli okumalar yaptım. 

- Bir bilge olarak nasıl bir Hayyam ile karşı karşıyayız?

Hayyam, üç tür bilgi edinme yolu olduğunu belirtiyor. Felsefe, kelam ve irfan. İlk ikisinin insanı hakikate ulaştıramayacağını ve tam olarak olgunlaştıramayacağını söylüyor. ‘Ben, irfan yoluna bağlanmış bir sufiyim’ diyor.Hayyam’ın rubailerini yeniden yeniden okumaya başladım. Orada gerçekten de, Wıttgensteın’ı doğrulayan bir şey var. Dil, düşünceyi örtüyordu. Hayyam öylesine yüksek bir dil oyunu yapıyordu ki, derindeki anlama nüfuz etmek herkesin harcı değildi. Sonrasında tarih okumalarına başladım. Ve Hayyam böylece bir anlatıma konu oldu.

- Hayyam’ı şarabı sarhoş edici bir içki olarak tatmayan, bir ‘sırrın sarhoşu’ olarak anlatıyorsunuz. Farklı yorumlamaların sebebi nedir?

Dediğim gibi yüksek bir dil oyunu yapıyor Hayyam. Öyle ki, bu ironiye dönüşüyor. Hakikat’e ulaşan bir insan orada ya susar veya dili bir örtü olarak kullanır. Yunus’un, ‘Yunus bir söz söylemiş hiçbir söze benzemez/Münafıklar elinden örter mana yüzünü’ deyişi bunu ima eder. Dilin bir oyuna ve örtüye dönüştüğü yerde de dimağ kamaşır. Tabi bir de bizim geleneksel bilgelik edebiyatımızdaki sembolizm alanlarını ve sembolleri bilmek gerekir. Şarabı üzüm suyu olarak algıladığınız zaman Hayyam’ın anlam dünyasına girmeniz zorlaşır. Oysa Hayyam, mutlak birliğe, geleneksel deyişiyle, ‘ehadiyet’e ulaşmış bir arif. Cemaleddin Halveti adlı bilge, bu yüzden, ‘dalgalara bakma, denize bak’ diyor. Hayyam, özetle bize, bunu söyleyen bir bilge.

 Star, 14 Ağustos 2011 Pazar

 


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1174

Yorumlar (2)
RSS yorumları
1. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 12-03-2012 18:50 - Misafir
 
 
hayyam
Bu kadar "yamyam"ın arasında hayyam nefes aldırıyor. Selam ile..
 
2. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 30-11-2011 22:17 - Misafir
 
 
Tebrikler
Sadık Beyi kutluyorum. Divan Edebiyatındaki mazmunlara vakıf olmadığımız gibi Ömer Hayyam'a da önyargı ile bakıyorduk hep. Bu çalışmanın bizlere ışık tutacağına inanıyorum. Allah razı olsun.
 

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

YENİ ALBÜM