JA slide show
"Bilgelerin Hayatı Hikmettir"
Bilişmeler - Söyleşiler
Yazan Suavi Kemal Yazgıç   
10.11.2008 18:57
 Anka'yı modern bir menakıpname olarak tanımlayabilir miyiz? "Şey", "Gezgin" ve "Cam ve Elmas"tan sonra "Anka" nasıl bir yerde duruyor? Onlar için de "kendisi gitti haberleri kaldı" diyebilir miyiz?
Modern olunca menakıp olmaz. Ama bir tür menkıbe, açık uçlu olmakla beraber bir veli hikâyesi olarak okunabilir. Onlar gitti, haberleri kaldı tabii ki. Aslolan bu haberler bizim için ne anlama geliyor, bize neler yapıyor... Bilgelerin hayatı hikmettir. Onlar bizatihi kelam olduklarından, her halleri ve sözleri bizim elimizden tutar, bizi düştüğümüz yerden tutup kaldırır.

Yorumlar (1) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 732 | Devamını oku...

 
'Hayat filme misaldir/İşler güçler hep sinema'
Güzerân - Eleştiriler
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
09.11.2008 15:40
 Ergenekon'du, medya-iktidar kavgasıydı, Kılıçdaroğlu-Mir Dengir Mehmet Fırat'tı, Karayalçın-Melih Gökçek'ti, modern şiirimizin iki çınarı İlhan Berk ve Dağlarca'nın ölümüydü...

Aktütün'dü, Taraf'tı... olup bitenler gerçek değilmiş izlenimi veriyor. Bu inanılması güç olayları peşpeşe yaşarken, hep aklıma Aşık Veysel'in o ilginç sinema şiiri geliyor:

"Bir kız ile karşılaştım/Göz aldatan bir sinema/Gözlerine baktım, geçtim/Ben de oldum bir sinema.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 593 | Devamını oku...

 
Bilgelik hazinesi: Marifet Kitabı
Bilişmeler - Ne dedi?
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
05.11.2008 21:22
 Düşünce yaşamımız açısından, Mağripli büyük bilge İbn Arabi’nin eserlerinin çevrilmesi, okunması ve onlara ilişkin düşünsel-bilimsel araştırmaların yapılması büyük bir şans, bir imkandır. Çeviri çalışmaları ve yayınları giderek genişliyor, çeşitleniyor ve zenginleşiyor. Ekrem Demirli’nin karınca sabrı gerektiren Fütuhat çevirisi hayli ilerledi. Avni Konuk’un Füsus şerhi, artık okur halesi genişleyen bir külliyat olarak eskisinden daha çok ilgi devşiriyor.

Yorumlar (1) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 686 | Devamını oku...

 
Sevgiliye Şiirler
Bilişmeler - Ne dediler?
Yazan Mustafa Oral   
22.10.2008 21:42
 On sekiz bin alemin Muhammed Mustafâ’sı Habibullah kâinat  ağacının çekirdeği ve meyvesidir.
Rabb’imizin O’na olan şefkati kâinatın yaratılmasına, O’nun Rabb’imize karşı olan muhabbeti ise  cennetin yaratılmasına sebeptir.
Cennetmisal bir hayat yaşayan Resûlallâh her haliyle aleme bir misal, insanlığa bir timsal olmuştur.
Bunun içindir ki kainatı kuşatan her varlıkta onun sesinden, siretinden, suretinden ve ruhundan bir parça vardır. O ses, siret, suret ve ruh ile buluşan her varlık her hali ile O’na muhabbetini ve merbudiyetini ifade eder.

Yorumlar (2) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 988 | Devamını oku...

 
Anka / Niyazi-i Mısri
Bilişmeler - Ne dediler?
Yazan Mehmet Akbulut   
21.10.2008 09:46
 “Ten gözüyle Mısrî’yi görsem deme kim
Zira biz ol suret içre anka olmuşuz”
Sadık Yalsızuçanlar’dan nefsin katmanlarına hâkim olmayı ders veren bir kitap daha. Niyazi-i Mısri üzerine bir doktora tezi hazırlayan bir çift gözün ve tek ruhun penceresinden baktıran güzel bir eser. Niyazi-i Mısri’nin zor hayat hikayesine okuru çekmeye çalışan yazar, bilinç akışı sayesinde adeta dışardan Mısri ile konuşuyor.

Yorumlar (8) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 1782 | Devamını oku...

 
Çocuk ve Allah ve Dağlarca
Bilişmeler - Ne dedi?
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
19.10.2008 17:23
 TS. Eliot, bir şiirinde, 'Rüzgâr çıktı ve susturdu bütün çanları/Hayatla ölüm arasında sallanıp duran' der. Ölüm, bir bakıma ifadenin donması, dilin bitmesidir. Ölünce yüzdeki ifade donar, dil susar, derin, belirsiz bir sessizlik başlar.

Dil susar lakin, susan adına 'eser'i konuşmayı sürdürür. Esasen, eseri konuşan bir sanatçının kendisinin susması gerekir. Fazıl Hüsnü'nün ölümünü duyunca bunu düşündüm. Yüzelliye yakın kitap yazmasına karşın, biz onu, hep Çocuk ve Allah'ın şairi olarak andık, anıyoruz. Demek ki insan, dünyaya bir meseleyi söylemek üzere geliyor.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 537 | Devamını oku...

 
"Anka, şiirle masal arasında bir durak"
Bilişmeler - Söyleşiler
Yazan Soner Can   
12.10.2008 21:24
 GÖNÜL halvetle dolar, sohbetle boşalır’ diyen Niyazi Mısri’yi son romanı Anka’ya kahraman eyleyen Sadık Yalsızuçanlar, med-cezirli bir yolculuğa davet ediyor okurunu. Bir yandan bugünden geçmişe irfanın ve hakikatin peşine düşmüş ve bu uğurda gününü viran eylemiş bir Mehmet, öte yandan yüzyıllar önce çilesi, ömrü, söylediği kadar işmar ettikleri ile Anadolu müslümanının bilinçaltında yer tutmuş, ilmi ve hikmeti bugüne doğru bir seyyare misali gezinen ve ışınan Niyazi Mısri. Bir hakikat ışığına kanat çırpan Anka için ‘Şiirle masal arası bir durak’ diyen Yalsızuçanlar ile konuştuk.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 619 | Devamını oku...

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 127 - 140 / 173
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

Facebook

Dumanüstü haber

Roman kahramanınız kim?

 Heyemalo Yayınları birkaç hafta önce 'Roman Kahramanları' adlı yeni bir edebiyat dergisi çıkardı. Herkes çok sevdi, kahramanlarını hatırladı.

Sizin kahramanınız kim bilmiyoruz ama Teoman, Sabahat Akkiraz, Bennu Yıldırımlar, Arif Aşçı, İbrahim Tenekeci, Sadık Yalsızuçanlar ve Ömer Lekesiz'e kahramanlarını hatırlatmak istedik.

Sadık Yalsızuçanlar: Zebercet de modern yaşamın kıyısında yaşıyor

 Roman kahramanım Zebercet. Onu aslında hem seviyorum hem sevmiyorum. Daha çok acıyorum. Ama hem gündelik yaşamda ona benzer çok kişi görüyorum. Hem de onun cesur biçimde yani yazıcısının cesaretle karşımıza çıkardığı bir ayna olduğunu düşünüyorum. Esasen Zebercet, insan ruhunun örselendiği kaotik yaşamda kaçınılmaz bir kayıp insan hali olduğunu biliyoruz. Ama bunu edebiyatımızda yeterince yansıtamıyoruz. Atılgan bize bunu yaparak, yüz yüze kaldığımız tehdidi, bireyselmiş izlenimi veren bir anlatının ve dilin içinden yapıyor. Zebercet tıpkı Abdulhak Şinasi Hisar'ın Fahim beyi gibi, saçma(lığa) dönüşen modern yaşamda, yaşamın kıyısında yaşıyor. Ve bizim ne denli güç bir sınavla karşı karşıya olduğumuzu anlatıyor. Dediğim gibi ona acıyorum, herkes gibi bende de ondan kimi özellikler buluyorum.

Devamını oku...
 

Son yorumlar

Avatar
kalp sembolizmi
onların insanlığa ilişkin umutlarımızı diri tutan, bizim çok...
09/03/10 13:43 Dahası...
@ handan güler

Mem u Zin'den
seneryo yazımı için
MERHABA SADIK BEY BENİM ADIM ESEF SIZMAZ PANTER FİLM E...
08/03/10 14:38 Dahası...
@ ESEF SIZMAZ

'Şehadet Parmağıdır Göğe Doğru...
ŞEHADET
İSLAMIN SEMBOLÜ MİNARELERİMİZ.KÖUÜMÜZÜN.İLÇEMİZİN.İLLERİMİZİ...
09/03/10 13:41 Dahası...
@ erol çelik

Avatar
Bana çok yeni gelmedi
Jake Sulley mi gerçekti, Avatarı mı? Hangi yaşamının gerçek ...
02/03/10 22:05 Dahası...
@ musayılmaz

Zeynep Yalsızuçanlar'dan yeni ...
zeynep seni kutlamıyorum. buradan sana öpücükler yollayıp ...
27/02/10 13:55 Dahası...
@ hatice kübra yılmaz

BİRLİK


DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

YENİ ALBÜM

album4

ÇİZMECE

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

Not: Teknik bir yenilenme sebebiyle bülten aboneliklerinin yeniden yapılması gerekmektedir. Lütfen bülten kayıtlarınızı yenileyiniz.  

ÜYE GİRİŞİ






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şuanda 3 konuk çevrimiçi

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün409
mod_vvisit_counterDün331
mod_vvisit_counterBu hafta1420
mod_vvisit_counterBu ay3880
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]128108

YENİ KİTAP

Dostluk Üzerine
Önce Selam Sonra Kelam


Hazırlayan: Sadık Yalsızuçanlar

Hekimoğlu İsmail Fethi Gemuhluoğlu için, “Kitap gibi bir adamdı. Onu okuyanlar devleşiyordu” dedi. Hilmi Yavuz, “onun söz ile sema yaptığını” söyledi. Rasim Özdenören, onu “bir derviş” olarak, Nabi Avcı ise “sürgünde kurulmuş bir Osmanlı divanı olarak” tanımladı.
Yakın tarihimize bir gönül ve hizmet adamı olarak damgasını vuran Fethi Gemuhluoğlu, ülkesinin selameti adına geniş ufuklu, erdemli ve bilgili insanlara ihtiyaç olduğuna inanan ve hayatını bu insanları ortaya çıkaracak şartları oluşturmaya adayan, dost zengini bir Anadolu bilgesiydi. Özellikle Türk Petrol Vakfı genel sekreteri iken, kendilerinde bilgi, zeka ve sanat parıltısı gördüğü yüzlerce genci yetenekleri doğrultusunda yüreklendirmekle kalmadı, yüksek öğrenim görmeleri için onlara destekte bulundu, pek çok gence burs verdi. Ömrünün sonuna kadar sürdürdüğü bu çabalar, Türkiye’nin bugünkü akademik hayatının yanı sıra; kültür, sanat ve düşünce hayatı üzerinde de büyük oranda etkili oldu. >>