JA slide show
'Dünyada tükenmez murat var imiş'
Bilişmeler - Ne dedi?
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
25.04.2009 21:28
 Başlık, Şarkışla’dan dünyaya seslenen bir nidacıdan, Aşık Veysel’den.
Veysel, bu en çok sevdiğim şiirinde şöyle der :

‘Dünyada tükenmez murat var imiş
Ne alanı gördüm ne murat gördüm
Meşakkatin adın murat koymuşlar
Dünyada ne lezzet ne tat gördüm’

Yorumlar (2) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 1223 | Devamını oku...

 
Her ömrün sonunda bir feryat gördüm
Günlük - Muhabbet
Yazan Âşık Veysel   
18.04.2009 22:21
 Dünyada tükenmez murad var imiş
Ne alanı gördüm ne murad gördüm
Meşakkatin adın murad koymuşlar
Dünyada ne lezzet ne tad gördüm

Ölüm var dünyada yok imiş murad
Günbegün artıyor türlü meşakkat
Kalmamış dünyada ehli kanaat
İnsanlar içinde çok fesat gördüm

Yorumlar (3) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 574 | Devamını oku...

 
"Bir dev olmak istersen/Dağlarda şarkı söyle!" (*)
Bilişmeler - Ne dedi?
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
16.04.2009 16:58
 "Necip Fazıl bizim aslında Türkçe kelam dediğimiz şeyi, yani normalde insanı mayalayan, iklimi mayalayan şeyi yapar. Daha doğrusu insan, göz ve sözle mayalanır, insan kelam ve nazarla, yani göz ve sözle mayalanır. Anadolu’yu, bu toprakları, -ki Anadolu biliyorsunuz güneşin doğduğu yer demektir- Türkistan’dan Türkçe gelen Kelam mayalamıştır. Yesi’den gelen… Bu kelamın Türkçe şiirini Yunus Emre kurar. Necip Fazıl’ın Yunus Emreye büyük sevgisi, muhabbeti vardır, şiirlerinde, konuşmalarında atıfları vardır. Necip Fazıl o gelenektendir. Necip Fazıl modern zamanlar şairidir. Ama bir yönüyle de gelenekseldir."

Yorumlar (2) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 776 | Devamını oku...

 
Sadık Yalsızuçanlar'la Anka üzerine...
Bilişmeler - Söyleşiler
Yazan Elife Katre   
05.04.2009 17:17
 “Telaş içindeyiz, koşuşturup duruyoruz, dinginlik nere biz nere…”
 
Eylül ayı içerisinde okurlarına yeni bir âlemin kapısını aralayan Sadık Yalsızuçanlar hocamızla ‘Anka’ üzerine söyleştik ve‘İrfan Sofraları’ ndan nasiplenmeye çalıştık... Onun mütevazi yanı, her ne kadar kendisine ‘derviş’ sıfatını yakıştırmasa da; onun yazdıklarının yalnız kalemden dökülmediğini fark eden her okuyucu bilir ki, modern dünyanın yaşayan bir dervişidir O… Dervişimizi daha önce de çeşitli dergâhlarda, sûfî’lerin âlemlerinde seyr ederken görmüş idik. ‘Gezgin’imiz, son olarak Halveti dergâhında idi.

Yorumlar (2) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 471 | Devamını oku...

 
Hanedanın Sürgün Öyküsü
Bilişmeler - Ne dedi?
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
05.04.2009 17:01
 Popüler tarih kitapları bugünlerde revaçta. Birçok yayınevi, onlarca kitap yayımladı, yayımlıyor ve okur da ilgisini esirgemiyor. Özellikle Osmanlı tarihine ilişkin kitaplar çok ilgi devşiriyor. Bunda sanıyorum hem okurun bizatihi tarihe, tarihî sorulara meraklı oluşu hem de Osmanlı'nın varisi bir iklimde yaşıyor olmasının ayrı bir etkisi var.

Sadece İstanbul'da değil, şehzade kentlerinde, Osmanlı'nın ilgisini esirgemediği her beldede, adımbaşı bir mescit, medrese, çeşme, kervansaray karşımıza çıkıyor. Bu, 'tarihle iç içe' yaşadığımızı göstermeye yetiyor. Heidegger'in dediği gibi, 'bir taşın bile kendi içinde bir tarihselliği' var. Tarihi konu edinen yayınların ilgiye mazhar olması bu açıdan da anlaşılır bir şey. Kitap, dergi vs. yayınları dışında çeşitli kurumların desteğiyle basılan özel albümler vs. de son zamanlarda hayli arttı. Özellikle Kültür AŞ'nin yayınları bu anlamda özellikle anılmalı. Örneğin II. Abdülhamid dönemini konu alan iki çalışma yeni elime geçti ve bayıldım doğrusu. 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 686 | Devamını oku...

 
Aşk-feşân bir Şem ve Hârika-i Aşk'ta yanmış Pervane
Bilişmeler - Ne dediler?
Yazan Elife Katre   
04.04.2009 17:10
 ‘Seni gören Sende yok olan Senin sonsuz ve mutlak varlığında kaybolan ne ile kanar ki… yanında Seni özleyen nasıl hasretini dindirebilir ki… iniyorlar… dervişler başlangıç noktasına dönmek üzere alemleri devrederek iniyorlar… indikçe Senin bin bir ismini şakıyorlar… isimlerden geçiyorlar… gökkuşağından geçer gibi sıfatlardan geçiyorlar… eleğimsağmadan geçer gibi… gökten bir kartal gibi ağır ağır yere süzülüyorlar… artık hiçbir şey eskisi gibi değil… daire nihayet tamamlanıyor… bu yol talep, sohbet ve halvet yoludur, diyor Mısri… insan isterse gerçeğe yönelir… gönül sohbetle dolar, halvetle boşalır…gönül bilmek ve kavuşmak diler…bu nedenle bilgelerle sohbet arar…bir kamilin sohbetine ulaşınca da can kulağıyla dinler…gül bahçesine girmiş gibi çiçekleri koklar, gerçeği hissetmeye çalışır…orada dilsiz kulaksız konuşmuştu Mısri…burada can kulağıyla dinleyenler anladı…çünkü Beyazıt da bu sırrı söylemişti : tam otuz yıldır O’nun huzurunda bulunup O’nunla konuştuğum halde, insanlar kendileriyle konuştuğumu sandılar…’

Yorumlar (2) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 528 | Devamını oku...

 
Yüzyılın Başında Duran Büyük Bilge: Bediüzzaman
Bilişmeler - Ne dedi?
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
28.03.2009 23:36
 Çağımızın büyük bilgesi Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin bugün, cemale yürüyüşünün kırkdokuzuncu yıldönümü. Yarım yüzyıl önce bugün, ‘mübarek bir şehir’ dediği ve Sevgili’ye kavuşmak üzere çileli bir yolculuktan sonra geldiği Urfa’da bir otel odasında can kafesten uçmuştu. Yarım yüzyıldır, Bediüzzaman’ın o puslu, karanlık zamanda, bugüne ve yarına uzantılar veren ne türden bir kişisel ve toplumsal yenilenme ve yenileme işlemi gerçekleştirdiği tartışılıyor.
Eserleri için, ‘ne Batı’nın fenlerinden ne Doğunun ilimlerinden alınmış, doğrudan doğruya Kuran’ın arşından iktibas edilmiştir’ diyen bu muazzez bilgenin henüz nasıl bir marifet ve hikmete yuvalık ettiği tam olarak anlaşılamamıştır.
Heidegger’in patika ve/veya çığır dediği o yepyeni yolu açan sırlanmış bir abdal olarak Bediüzzaman’ın derinliğini henüz Türkiye okur yazarları kavrayamadı dense yeridir.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 608 | Devamını oku...

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 71 - 84 / 173
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

Facebook

Dumanüstü haber

Roman kahramanınız kim?

 Heyemalo Yayınları birkaç hafta önce 'Roman Kahramanları' adlı yeni bir edebiyat dergisi çıkardı. Herkes çok sevdi, kahramanlarını hatırladı.

Sizin kahramanınız kim bilmiyoruz ama Teoman, Sabahat Akkiraz, Bennu Yıldırımlar, Arif Aşçı, İbrahim Tenekeci, Sadık Yalsızuçanlar ve Ömer Lekesiz'e kahramanlarını hatırlatmak istedik.

Sadık Yalsızuçanlar: Zebercet de modern yaşamın kıyısında yaşıyor

 Roman kahramanım Zebercet. Onu aslında hem seviyorum hem sevmiyorum. Daha çok acıyorum. Ama hem gündelik yaşamda ona benzer çok kişi görüyorum. Hem de onun cesur biçimde yani yazıcısının cesaretle karşımıza çıkardığı bir ayna olduğunu düşünüyorum. Esasen Zebercet, insan ruhunun örselendiği kaotik yaşamda kaçınılmaz bir kayıp insan hali olduğunu biliyoruz. Ama bunu edebiyatımızda yeterince yansıtamıyoruz. Atılgan bize bunu yaparak, yüz yüze kaldığımız tehdidi, bireyselmiş izlenimi veren bir anlatının ve dilin içinden yapıyor. Zebercet tıpkı Abdulhak Şinasi Hisar'ın Fahim beyi gibi, saçma(lığa) dönüşen modern yaşamda, yaşamın kıyısında yaşıyor. Ve bizim ne denli güç bir sınavla karşı karşıya olduğumuzu anlatıyor. Dediğim gibi ona acıyorum, herkes gibi bende de ondan kimi özellikler buluyorum.

Devamını oku...
 

Son yorumlar

Avatar
kalp sembolizmi
onların insanlığa ilişkin umutlarımızı diri tutan, bizim çok...
09/03/10 13:43 Dahası...
@ handan güler

Mem u Zin'den
seneryo yazımı için
MERHABA SADIK BEY BENİM ADIM ESEF SIZMAZ PANTER FİLM E...
08/03/10 14:38 Dahası...
@ ESEF SIZMAZ

'Şehadet Parmağıdır Göğe Doğru...
ŞEHADET
İSLAMIN SEMBOLÜ MİNARELERİMİZ.KÖUÜMÜZÜN.İLÇEMİZİN.İLLERİMİZİ...
09/03/10 13:41 Dahası...
@ erol çelik

Avatar
Bana çok yeni gelmedi
Jake Sulley mi gerçekti, Avatarı mı? Hangi yaşamının gerçek ...
02/03/10 22:05 Dahası...
@ musayılmaz

Zeynep Yalsızuçanlar'dan yeni ...
zeynep seni kutlamıyorum. buradan sana öpücükler yollayıp ...
27/02/10 13:55 Dahası...
@ hatice kübra yılmaz

BİRLİK


DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

YENİ ALBÜM

album4

ÇİZMECE

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

Not: Teknik bir yenilenme sebebiyle bülten aboneliklerinin yeniden yapılması gerekmektedir. Lütfen bülten kayıtlarınızı yenileyiniz.  

ÜYE GİRİŞİ






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şuanda 10 konuk çevrimiçi

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün301
mod_vvisit_counterDün352
mod_vvisit_counterBu hafta653
mod_vvisit_counterBu ay3113
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]127341

YENİ KİTAP

Dostluk Üzerine
Önce Selam Sonra Kelam


Hazırlayan: Sadık Yalsızuçanlar

Hekimoğlu İsmail Fethi Gemuhluoğlu için, “Kitap gibi bir adamdı. Onu okuyanlar devleşiyordu” dedi. Hilmi Yavuz, “onun söz ile sema yaptığını” söyledi. Rasim Özdenören, onu “bir derviş” olarak, Nabi Avcı ise “sürgünde kurulmuş bir Osmanlı divanı olarak” tanımladı.
Yakın tarihimize bir gönül ve hizmet adamı olarak damgasını vuran Fethi Gemuhluoğlu, ülkesinin selameti adına geniş ufuklu, erdemli ve bilgili insanlara ihtiyaç olduğuna inanan ve hayatını bu insanları ortaya çıkaracak şartları oluşturmaya adayan, dost zengini bir Anadolu bilgesiydi. Özellikle Türk Petrol Vakfı genel sekreteri iken, kendilerinde bilgi, zeka ve sanat parıltısı gördüğü yüzlerce genci yetenekleri doğrultusunda yüreklendirmekle kalmadı, yüksek öğrenim görmeleri için onlara destekte bulundu, pek çok gence burs verdi. Ömrünün sonuna kadar sürdürdüğü bu çabalar, Türkiye’nin bugünkü akademik hayatının yanı sıra; kültür, sanat ve düşünce hayatı üzerinde de büyük oranda etkili oldu. >>