JA slide show
Aşk ve iktidar
Güzerân - Yazılar
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
02.03.2009 16:30

Şairin dediği gibi, ‘aşk bütün bağları yıkarak kendi bağlarını kurar.’
Ayhan Aydan ile Adnan Menderes’in aşkları, aşkın iktidarla kesiştiği yer idi ve şairin söylediği gerçek tekerrür ediyordu.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 551 | Devamını oku...

 
Hayat mayat diyorlar
Güzerân - Yazılar
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
01.03.2009 16:23
 Necip Fazıl’ın sık sık dilime dolanan şiirinden bir dize bu.
“Hayat, mayat diyorlar
Benim gözüm mayat'ta.
Hayatın eksiği var:
Hayat eksik hayatta.
 
Takınsam, kanat, manat;
Kuş, muş olsam seğirtsem.
Bomboş vatana inat,
Matan'a doğru gitsem...”
Türkiye, dünyamız gibi bazen daralıyor, bazen genişliyor, ferahlıyor. Bizim bilgelik geleneğimizde buna, kabz ve bast denir. Ki rengi mordur. Mor, hem hüznün hem neşenin rengidir. Zıt bir duygu halinin yani.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 500 | Devamını oku...

 
Bir ahir zaman sohbeti
Bilişmeler - Ne dediler?
Yazan Süavi Kemal Yazgıç   
22.02.2009 22:38

 Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, Türkiye’de günümüzde “tasavvuf tarihi” deyince akla gelen en önemli isimler arasında yer alıyor. “İslam Kaynakları Işığında Hermes ve Hermetik Düşünce” isimli yüksek lisans ve Muhyiddin İbnü’l Arabi’de Varlık ve Zaman Mertebeleri” başlıklı doktora tezlerine imza atan Kılıç’ın geçtiğimiz yıllarda İnsan yayınları’ndan çıkan “Sufi ve Şiir: Osmanlı Sufî Şiirinin Poetikası” kitabı da konuyla ilgili mücevher kıymetinde bir çalışma idi.

Sadık Yalsızuçanlar ise günümüz edebiyatında hem fikri perspektifte hem de öyküleri, romanlarıyla geleneğin modern edebiyatta nasıl bir enstrüman olarak icra edileceğini orataya koyan bir yazar. Onun “gelenek” dersinden sınıfta kalmadığını vurgulamakta fayda var.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 447 | Devamını oku...

 
'Sevilen hiç ölümlü olmamalı'
Güzerân - Yazılar
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
22.02.2009 17:05
Atabey minaresi Başlık, Hüsrev Hatemi'nin bir rubaisinden. İbrahim Peygamber'in dilinden gelen, 'uful edenler, kaybolanlar sevgiye değmez' haberinin bir başka ifadesi. Hüsrev hoca, Süheyl Ünver gibi bir tıp alimi aynı zamanda.

Ama, tıp ilmindeki yetkinliği kadar, belki onunla yarışır biçimde bir şair. Bir İstanbul beyefendisi. 'Melali anlayan' dolayısıyla aşinası olduğumuz kuşaktan. Böylesi bir gönül ancak, 'sevilen hiç ölümlü olmamalı' diyebilir. Böylesi bir sadelikle, samimiyetle ancak o konuşabilir. Hüsrev hoca, bilgelik geleneklerinin içinden konuşan bir dil. İnsana en çok yakışan nitelik alçakgönüllülüktür, tevazuda Hoca gibisi az bulunur. Modernlerin barbarlığı karşısında ancak böylesi bir mütevazi bu denli zarif ama köktenci konuşabilir: 'Sevilen hiç ölümlü olmamalı/Kader ona zulümlü olmamalı/Zaman, O'na dokunmadan geçiver/Kimse ondan alımlı olmamalı' diyebilir. Kaderin 'zulümlü' olması, gerçekte insanın zalim olmasına işarettir.

Yorumlar (2) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 624 | Devamını oku...

 
Başından, sonunu kotaran bir öykünün tahlili; Sadık Yalsızuçanlar / Terk
Bilişmeler - Ne dediler?
Yazan Asude Zeynep Toprak   
21.02.2009 18:20

 Giriş paragrafının fısıldadığı bir gerçek var. Başlığına yıldızlı not düşüyor adeta. ‘Bir adım attım.’ Diyor Yalsızuçanlar. Bir adım attım ve terk ettim adımımı, dercesine giriyor. Ya da adım atmakla başlanıyordu terk etmeye, diyor kapalı vurdumduymazlığı.

Yazarın ben dili kullanması öyküyü bir günce kisvesine soktuğu aşikâr bir gerçek… Öyküde yer alan ayrıntılara ilk olarak kadın ile giriliyor. Yani ki öyküde yer alan ‘eş’ kavramı, tamamen bir nesne gibi hüküm sürüyor. Kaynayan bir çaydanlık gibi hükmü var bu hikâyede yer alan kadının.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 491 | Devamını oku...

 
Edebi bir tasarım olarak adalet romanın da temeli olabilir mi?
Bilişmeler - Söyleşiler
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
19.02.2009 18:04
 Sadık Yalsızuçanlar: "Yazarın yazarken adalet ilkesinin gerçekleşmesiyle, onu yazması, onun o çabası arasında,  yani o zihinsel faaliyeti arasındaki ilişki çok önemli. İlkin adaletin tanımına bakmak gerekir. Adalet, en yaygın tanımıyla bir şeyi yerli yerine koymaktır. Adaletin kaynağı Allah’ın el-Adl ismidir. Bu tanım üzerinden giderek yazmakla, düşünmekle, dille iktidar ve adalet arasındaki ilişkilere bakmak lazım. Çünkü adalet, iktidar kavramından soyutlanarak ele alınacak bir kavram değil. Zaten Derrida biliyorsunuz, yapısöküme uğratılamayan iki olgu var, diyor. Biri adalet, biri iktidar. Biraz onu da didikleyebiliriz. Kafka’nın biliyorsunuz “Kanun Önünde” diye bir meseli, bir hikayesi vardır. Onu okumak isterim. O bize belki bir yol açabilir."

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 302 | Devamını oku...

 
Sadık Yalsızuçanlar : "Kimse Yaratıcıya etnik kimliğini sipariş veremiyor"
Bilişmeler - Söyleşiler
Yazan Fatmanur Altun   
16.02.2009 15:45
 TÜR­Kİ­YE, “Kürt açı­lı­mı” adı ve­ri­len ye­ni bir de­ne­yim ya­şı­yor. Hü­kü­me­tin baş­lat­tı­ğı ini­si­ya­tif ile ka­mu­oyu­nun gün­de­mi­ne ge­len sü­reç, Kürt­çe ya­yın ya­pan TRT 6 (Şeş)’nın ya­yın ha­ya­tı­na baş­la­ma­sıy­la ye­ni bir aşa­ma­ya evi­ril­di. Bir ta­raf­ta bu sü­re­ci des­tek­le­yen­ler, di­ğer ta­raf­ta sü­re­ce mu­ha­le­fet eden­ler var. Ne var ki tar­tış­ma­lar, me­se­le­nin cid­di­ye­ti­nin gerektirdiği de­rin­lik­ten he­nüz çok uzak­ta.

Böy­le­si bir at­mos­fer­de, yü­rü­tü­len tar­tış­ma­la­ra de­rin­lik ka­zan­dı­ra­cak bir is­mi din­lemek çok daha önemli hale geliyor. Sadık Yalsızuçanlar ve son kitabı Kürtlerin Ateşle İmtihanı, ‘Kürt sorunu’nu ve ‘Kürt açılımı’nı daha yakından anlamamıza yardımcı olacak.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 465 | Devamını oku...

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 85 - 98 / 173
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

Facebook

Dumanüstü haber

Roman kahramanınız kim?

 Heyemalo Yayınları birkaç hafta önce 'Roman Kahramanları' adlı yeni bir edebiyat dergisi çıkardı. Herkes çok sevdi, kahramanlarını hatırladı.

Sizin kahramanınız kim bilmiyoruz ama Teoman, Sabahat Akkiraz, Bennu Yıldırımlar, Arif Aşçı, İbrahim Tenekeci, Sadık Yalsızuçanlar ve Ömer Lekesiz'e kahramanlarını hatırlatmak istedik.

Sadık Yalsızuçanlar: Zebercet de modern yaşamın kıyısında yaşıyor

 Roman kahramanım Zebercet. Onu aslında hem seviyorum hem sevmiyorum. Daha çok acıyorum. Ama hem gündelik yaşamda ona benzer çok kişi görüyorum. Hem de onun cesur biçimde yani yazıcısının cesaretle karşımıza çıkardığı bir ayna olduğunu düşünüyorum. Esasen Zebercet, insan ruhunun örselendiği kaotik yaşamda kaçınılmaz bir kayıp insan hali olduğunu biliyoruz. Ama bunu edebiyatımızda yeterince yansıtamıyoruz. Atılgan bize bunu yaparak, yüz yüze kaldığımız tehdidi, bireyselmiş izlenimi veren bir anlatının ve dilin içinden yapıyor. Zebercet tıpkı Abdulhak Şinasi Hisar'ın Fahim beyi gibi, saçma(lığa) dönüşen modern yaşamda, yaşamın kıyısında yaşıyor. Ve bizim ne denli güç bir sınavla karşı karşıya olduğumuzu anlatıyor. Dediğim gibi ona acıyorum, herkes gibi bende de ondan kimi özellikler buluyorum.

Devamını oku...
 

Son yorumlar

Avatar
kalp sembolizmi
onların insanlığa ilişkin umutlarımızı diri tutan, bizim çok...
09/03/10 13:43 Dahası...
@ handan güler

Mem u Zin'den
seneryo yazımı için
MERHABA SADIK BEY BENİM ADIM ESEF SIZMAZ PANTER FİLM E...
08/03/10 14:38 Dahası...
@ ESEF SIZMAZ

'Şehadet Parmağıdır Göğe Doğru...
ŞEHADET
İSLAMIN SEMBOLÜ MİNARELERİMİZ.KÖUÜMÜZÜN.İLÇEMİZİN.İLLERİMİZİ...
09/03/10 13:41 Dahası...
@ erol çelik

Avatar
Bana çok yeni gelmedi
Jake Sulley mi gerçekti, Avatarı mı? Hangi yaşamının gerçek ...
02/03/10 22:05 Dahası...
@ musayılmaz

Zeynep Yalsızuçanlar'dan yeni ...
zeynep seni kutlamıyorum. buradan sana öpücükler yollayıp ...
27/02/10 13:55 Dahası...
@ hatice kübra yılmaz

BİRLİK


DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

YENİ ALBÜM

album4

ÇİZMECE

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

Not: Teknik bir yenilenme sebebiyle bülten aboneliklerinin yeniden yapılması gerekmektedir. Lütfen bülten kayıtlarınızı yenileyiniz.  

ÜYE GİRİŞİ






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şuanda 12 konuk çevrimiçi

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün183
mod_vvisit_counterDün438
mod_vvisit_counterBu hafta1632
mod_vvisit_counterBu ay4092
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]128321

YENİ KİTAP

Dostluk Üzerine
Önce Selam Sonra Kelam


Hazırlayan: Sadık Yalsızuçanlar

Hekimoğlu İsmail Fethi Gemuhluoğlu için, “Kitap gibi bir adamdı. Onu okuyanlar devleşiyordu” dedi. Hilmi Yavuz, “onun söz ile sema yaptığını” söyledi. Rasim Özdenören, onu “bir derviş” olarak, Nabi Avcı ise “sürgünde kurulmuş bir Osmanlı divanı olarak” tanımladı.
Yakın tarihimize bir gönül ve hizmet adamı olarak damgasını vuran Fethi Gemuhluoğlu, ülkesinin selameti adına geniş ufuklu, erdemli ve bilgili insanlara ihtiyaç olduğuna inanan ve hayatını bu insanları ortaya çıkaracak şartları oluşturmaya adayan, dost zengini bir Anadolu bilgesiydi. Özellikle Türk Petrol Vakfı genel sekreteri iken, kendilerinde bilgi, zeka ve sanat parıltısı gördüğü yüzlerce genci yetenekleri doğrultusunda yüreklendirmekle kalmadı, yüksek öğrenim görmeleri için onlara destekte bulundu, pek çok gence burs verdi. Ömrünün sonuna kadar sürdürdüğü bu çabalar, Türkiye’nin bugünkü akademik hayatının yanı sıra; kültür, sanat ve düşünce hayatı üzerinde de büyük oranda etkili oldu. >>